ÜÇLEME: Sen, ben, bir de...

Ani Harabeleri yakınlarında bir yol
Haziran 2009
Ani, Kars



Sana geliş yolundayım
Bakma ardımı döndüğüme
Yüzümü, sen yoluna her çevirdiğimde
Çiçek çiçek üzerime kalkıyor toprak
Ürperiyorum yürekçe
Geç kalmadım diyorum.
Henüz değil!
Sana varma telaşım yolumu kapatsın istemiyorum
Kırıntıları toplayıp ekmek yapılmıyor, biliyorum.
Anlarımızı toplasam, belki bir gün bile etmez.
Oysa arzular, özlemler ve bekleyişler bir ömrü çoktan doldurdu
Olsun!
Ben, sana geliyorum.
Sana!
Sen yüreğimin yönüsün,
Göz nereyi görüyor anlasana.
Dümeni sakin sulara kırma çabasından öte bir şey bu
Hayata seninle yelken açtım, kader bozkırında
Sen bekledikçe
Ben geleceğim
Yeter ki sana gelen yollarım olsun!
Binecek bir at elbet bulunur.



Fotoğraf: Özgür Çakır


33 KÖY, 3003 ÇOCUK İÇİN EL ELE KAMPANYASI

Bir Çocuğun Elindeki Kalem Olabilirsiniz!

7 yorum:

SiL BaştaN dedi ki...

Ahhh yine nasıl güzel yazılmış, yeter ki sana gelen yollarım olsun. Olsun efendim olsun, herkesin bir gidecek yolu ve o yolda da bir bekleyeni olsun...

Sevgilerimle...

Evren dedi ki...

"sen yüreğimin yönüsün"
istesemde gidemem başka yola... yürek yüreğe özlem duyuyor en çok ve her yürek bulduğunda/sandığında pusula hep kuzey...

beenmaya dedi ki...

yol gidilir her şekilde
gerçekten istedikten sonra...

İDEA dedi ki...

Yol kalpten geciyorsa yonun ne onemi var.Kalp gidecegi yeri iyi bilir.

minimalist dedi ki...

Gerçekten muhteşemsiniz! İyi ki blog açmışsınız da biz de istifade ediyoruz.

"Kırıntıları toplayıp ekmek yapılmıyor, biliyorum. Anlarımızı toplasam, belki bir gün bile etmez." Bayıldım, ne kadar güzel sözler bunlar. Size bakmadan duramıyorum, blogunuz ben de böyle bir hal aldı bilesiniz!

Sevgilerimle.
minimalist

Uzağa Giden Kadın dedi ki...

Hemen her gün gelip buraya ruhunu estiren dostlar!

Öyle sözler söylersiniz ki can kabarır, eteklerime yapışan "aman etme eyleme" olmasa...
Kendimi bir şey sanacağım. Herkes kendine ayna.

Kalemime mürekkep oluyorsunuz.

Yürek koyan, akıl eken herkese teşekkürler.

The İbrahim Ortaç (e.b) dedi ki...

kırıntıları toplayıp ekmek yapılmıyor. demek ki işin özü buğdayda.. un da değil...