Ilgaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ilgaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Seninle biz, ikimiz Akdeniz’iz!*

Kıyı çizgisini deniz nasıl biçimlendiriyorsa, senin varlığında yaşamımı öyle güzelleştiriyor. Seninle zenginleşen bir hayatım var benim. Elinde sanki sihirli bir değneğin var senin, tüm kısır döngüleri kıran. Önceden “beklemek, ümit etmektir…” diye başlardım söze. Şimdi korkmadan sözcüklerin yerini değiştirebiliyorum. Çünkü kurduğum her cümlenin içinde, iyimser bir denklem olabildiğini görüyorum seninle. Tıpkı, ümit etmenin beklemek olduğunu öğrendiğim gibi.

Yaşamıma girdiğin günden beri hayatımın tonu değişti. Ritmini kaçırmış bir metronoma benzeyen yüreğim kendini buldu. Rengimi yaşıyorum yüreğinde. Ben maviyim. Gözlerini açarak bana soruyorsun ya "kapalı mı, açık mı" diye? Beni zorlama! Hayatın insana ne getireceği belli olmaz. Her yağmurdan sonra gökkuşağı çıkıyor mu söyle bana?

Sana bir sır vereyim ister misin? İkimiz Akdeniz’iz. Yaşamın sır kapılarını aralar gibi bakma bana küçüğüm. Biz Akdeniz’iz!

Bir yanımız sıcak, sımsıcak çöl. O sıcağın içinde bile var oluruz ikimiz. Soluğumuzu rüzgar yaparız. Gülücüklerimiz yankılanır çölde. Böcekler, çıyanlar, leş yiyiciler sıcaktan büzüşür, kaderlerine sığınırlar. Onları ıssızlıkla teslim alan, yüreklerini kor kor yakan güneş değildir. İkimizin hayata direnişinde yanarlar. Derken, sessizliğin içinden volkan olur patlar gece. Çölde yalnızlığı içimize dokunan ılık bir ışık bozar. Ay "arka güneş", benim zihnimde küçüğüm. Yüreğim, hep ışık ister ardımda bile. Gecelerce uyu diye sana anlattığım masalları gerçeğe çevirme kudretim olsaydı, gamdan kapkara olmuş gökkubbeye arka güneşi seninle yükseltmek isterdim. Ay ışık ışık kalbimize vururken, ötelerde yansımamızı yakamoz diye izlerdi insanlar. “İkimiz çölde …” diye masallar dolaşırdı dilden dile. İnanmayan serap desin ikimize. Üzülme biz birbirimizin dilini bileniz. Aynı mevsimin yağmurlarında yıkanmış değil miyiz? Sen ve ben aynı gün doğan iki yüreğiz. Körler de görür bakma sen yüreksizlere. Dedim ya bir yanımız çöl bizim. Yoklukların içinde bile yaşam olduğunu bilmeyenlere sözüm: Gelin çöl olun iki gözüm. Gelin çöl olun!

Diğer yanımızsa alabildiğince mavi bizim. Sana renkleri çok anlattım çocuk. Ateş diyorlar ikimize kırmızı bir mevsimde can bulan iki yüreğiz diye. Çölü, maviye taşıdım çocuk. Belki bu yüzden Akdeniz’iz ikimizde. Senin için her gün umudu boyadım yüreğimce mavi mavi. Sıcağı ılıştırdım nisan yüreğimle, çiy olup damladım yeryüzüne sen gibi bende. Okyanusu ilk gördüğümde içimde şaha kalkan o duyguyu hissediyorum maviye çalan ruhunla karşılaşınca bilesin. Yüreğimi perdeleyen sızıları havalandıran o rüzgarda dalgalanmayı özledim. Ah ah! Sana bakınca yaşama yürüyen beni görüyorum çocuk. Gülümsüyorum.

Akdeniz’iz biz çocuk. Senle ikimiz. Yüreğimize hangi yönden bakarlarsa o yanımızı görüyorlar. Oysa içimizde gerçekte ne saklı hiç bilmiyorlar. Zenginiz biz seninle küçüğüm bir yanımız çöl, diğer yanımız deniz. Biz, ikimiz Akdeniz’iz!



*Çok heyecanlıydı bu sabah Ilgaz. Bilim dersinde ilk deneyini yapacak. Ardından dua etti annesi, babası, dedesi ama en çok babaannesi. Nereden mi biliyorum? Bana da öyle yapıyor her sabah.


Bu gün pencerene bir kuş konacak Ilgaz. Diyecek ki sana "cik cik cik Halan seni çok seviyor! "



BİR KIŞ MASALI: SEN KAR BEN KARDELEN

Kar yağıyor. Aslında gökyüzünden senler düşüyor. Hepsini bir araya getirim ama hiç biri sen etmiyor. Var olmayan ülkenin prensesiyim ben. Sesimi gönderiyorum sana. Sesin geliyor. Seni bir bütün olarak istiyorum. Yüzünü, gözlerini, ellerini hayal ediyorum. Bir sürü düşünce zihnim süpürgesine binmiş cadı gibi geçip gidiyor. Bir süpürgeye bende atlamak istiyorum. Çünkü o süpürgede yol alan düşüncede kar olmak, karda saklanmak var. Kar sensin. Sende saklanmak, senin olmak, seninle olmak istiyorum. Sözlerin bir olduğu zamanlar gibi. Karda bir olmak. Rüya ile gerçeğin çakıştığı bir zaman diliminde kollarında uyanacağımı biliyorum. Bedenleri ayrı iki saat gibi işleyen kaderlerimiz uzlaştığında ise senin olacağımı biliyorum.

İçimde uçuşan kar tanesisin. Zihnime, yüreğim bir çığ gibi düştüğünden beri nefes alabiliyorum. En son bu hissi Ilgaz’a giderken yaşamıştım. Nefes almak! Suni tenefüs saatlerinden öte. Burnunun bahar geldiğinde her aldığın solukla birlikte yanması gibi. Nergis mevsiminde kır çiçeklerini koklayabilmek gibi. Yani uzun süredir hissettiğim ve ertelediğim bu his Ilgaz’da yeniden belirginleşti. Çünkü sen oradaydın! Aslında hem vardın hem de yoktun. Ben sanki oraya daha önce gitmiş gibiydim. Şehir senin hayalinle bambaşka bir niteliğe büründü. Şehir sen oldu. Şehir adeta, ben de yaşayan sen oldu. Şehri ve seni birbirinize karıştırdım. Çok gezdim, tüm sokakları arşınladım. En çok şehre kuş bakışı hakim olunan o noktayı sevdim. Seninle buluştuğum zamanlar gibiydi. Huzur buldum! Kendimi buldum! Çocuksu gülümsememi buldum! Bu dünyaya seni bulmaya geldim diye bir şarkı vardır sen bilir misin! Hiç birine söyledin mi? İşte bu dünyaya Seni bulmaya geldim. Varolmayan ülkeye geldim.. Varolmayan ülkede gerçekten sana geldim. Gerçek prense geldim. Sana geldim.. Masaldaki periyim ben!

Oturduğum yerden belli belirsiz görünen Ilgaz ile dertleşiyorum şimdi
Rüzgar eşliğinde alabildiğine Ilgaz!
Çok sessiz biraz hüzünlü
İşte benim gördüğüm Ilgaz!
Keşke kar (SEN) toplayabilseydim Ilgaz’dan
Keşke kardelen (BEN) toplayabilseydim Ilgaz’dan
Hem bu kadar marur hem de ayakta durmak için usul usul titreyen
Herşeye herkese direnen kaç dağ var!
Hem bu kadar marur hem de ayakta durmak için usul usul titreyen

Herşeye herkese direnen kaç çiçek var!
Sadece garip bir dağ olduğunu sanırdım
Sadece garip bir çiy tanesi olduğumu sanırdım
Bunda da yanılmışım
Aslında ben bir dağın çiçeğiyim!
Aslında sen bir çiçeğin dağısın!
Kışın bahara çaldığı bir mevsimde herkesten gizli kar yiyen kardelen
Kışın bahara çaldığı bir mevsimde herkesten gizli kardeleni saran dağ
Ilgaz’da öylesine yalnız ki biz olmadan!
Yürek ve zihin gibiyiz..
Üşümemek için bir olmak gerek
SEN ve BEN yetmiyor
BİZ olmak gerek..
Kış masalı bu bitmez.. Sen yağarsın kar, ben seni beklerim kardelen.. bi mevsim gelir masal kardan aşka döner!

Bugün söylemedim.. Söyleyemedim! Göz yaşlarımdan akıp gitti kar..
Şimdi söylüyorum! SENİ SEVİYORUM..