gökyüzüne yakın bir yere oturdum
hayal perdesini kurdum, yıldızlarla arama
kaderi oynattım
yörüngesi belli hayatlara inat
yıldızları kaydırdım
gecenin siyahı içime işledikçe
kor olmuş yüreğim ılgıt ılgıt soğudu
önce
ayaklarım
sonra
usul usul
yanaklarım
ılıklaştı
derken...
rüzgarın fısıldadığı sevda sözleri
bir kulağımdan girdi, öbüründen çıktı
üşüdüm!
2mizden, biz yaptığımız anları düşündüm
duman duman ruhuma karışan seni
sihir gibi
ürpertime sarıldım
gitsin istemedim
yükselişler, inişleri
sıcaklar, serini getirir
bilirim
bekledim!
nefesini hissettim
çalkantılı ruhun, dingin soluğu sıyırdı boynumu
titreyen ellerimle saçlarıma dokundum
tereddüt arşınlarken ruhumu
içimde sakladığım kadınlığıma baktım
şehvet
aşk
tutku
özlem
bohça yapılmış
başımın üzerine kitlemişim sanki
nasıl zor beni taşımak bilemezsin
kendilik zindanında
gece zifir
gece üzerime üzerime gelir
gelsin!
ellerim usulca dokundu saçlarıma
gezindi senden yadigar tokada
yüzün gibi ezberledim her köşesini
yaramazlık yapasım geldi o an
buruşuk çarşafların imzası gibi
bir anda
