danimarka etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
danimarka etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
DANİMARKADAN BİR SES YÜKSELİR: CEHENNEM
İnsan ne zaman kutsala sığınır?
İnsan ne zaman kutsala saldırır?
İnsan ne zaman kutsalı değiştirmek ister!
İnsan kutsala neden sarılırsa, neden saldırırsa işte o nedenle de değiştirmek ister.
Kutsal bilinen şeyler neden insanların en çok örselenmiş taraflarıdır! Bu nedenle mi “kimlik” denen şeyde hep örselenmiş yanlar vurgulanır.
Üç-dört gün önce Ladin parmak salladı. Karikatürleri yayınlamaya devam ederseniz sizin cehenneminiz olurum!
Danimarka’nın Aorhus kentinde bir kilisede görev papaz Jacob Holm gecikmeden yanıt verdi. Cehennem insanlar hayattayken içlerinde yaşadıkları bir haldir. İnsanların sonsuza kadar cezalandırıldığı bir cehennem hayatı yoktur. İncil’de de böyle bir tarif bulunmamaktadır. Cehennem tanımı ilk kez Ortaçağ’da yapılmıştır ve İncil’e bu dönemde girmiştir. Tanrı bize sonsuz sevgisini bağışladığı için cehenneme göndermez.
Bu açıklamadan hareketle; O halde cehennem yoksa cennette yoktur.
Şimdi durduk yere neden cennet ve cehennemi tartışıyoruz? Bilmediğimiz, sadece kurguladığımız dayatmaların ardına neden sığınıyoruz!
Dünya aynı dünya. Günahlar tüm dinlerde aynı. Günah tüm dünyada insana en yabancı, aynı zamanda en tanıdık kelime. Değişen nedir ki yeniden sevabı, günahı tanımlıyoruz..
Bu dünyayı yaşamak, bu kadar mı ağır da öte dünyaya sarılıyoruz?
Ertelenmiş hayat bizimkisi..
Bu dünyanın hakkını vermeden nereye böyle? Günahtan öte sevaplarınızı yazın. Günahı yazmak kolay. Yasaklamaları peşi sıra dizmek. Ama özgürlüklerimiz? Bizim özgürlüğümüz nerede başlayıp bitiyor? Bizim cennetimiz neresi?
Çiçeği, böceği, bu dünyadaki görmek sevap. Güzele bakmak sevap. Önümüz güneş, arkamız ay. Ay arka güneş. Cennet ve cehennem arayanlara sözüm. 2010 yılında yayınlanacak İncil’den cehennem tanımları çıkartılacakmış. Kitapları meydanlarda yaksak da, siyah kalemle sansürlesek de, bilgileri yok saysak da. İnsan zihnine dokunamayız.
İnsanlar özgüleşmedikçe, kendi cennet ve cehennemlerini keşfetmedikçe cehennem kelimesini yasaklasanız ne fayda. Dilden çıkarsanız ne fayda.
ben de danimarkayı çizdim
İnsan kutsala neden saldırır?
İnsan kutsala neden sarılırsa işte o nedenle de saldırır!
Kutsal bilinen şeyler neden insanların en çok örselenmiş taraflarıdır? Bu nedenle mi “kimlik” denen şeyde hep örselenmiş yanlar vurgulanır.
İki yıl önce İslam dünyasını harekete geçiren bir karikatür krizi yaşanmıştı. 13 Şubat’ta aynı senaryo yeniden filme çekilmeye başlandı. Danimarka’nın önce gelen gazeteleri söz birliği etmişçesine olay yaratan karikatürlerden birini yeniden yayınladılar. Gerekçeleri polisin Hz.Muhammed'e hakaret içeren karikatür hazırlayan karikatüriste saldırı planını ortaya çıkarması. Söz konusu karikatürde Hz. Muhammed başında bombalı bir sarıkla resmediliyor. İslam dünyasının bu konudaki hassasiyeti çok iyi bilinmesine karşın neden hala aynı oyun sahneleniyor?
Karikatürüstlerin kendileri ifade ediş biçimi Danimarka’yı yangın yerine çevirdi. Okullar, çocuk yuvaları, belediye otobüsleri, binalar ve konteynerler ateşe verildi. Çıkan olaylara karışan 10 kişi tutuklanarak ceza evine gönderildi. Olaylar hala devam ediyor.. Devam edecektirde! Başta İran olmak üzere pek çok İslam ülkesi tepkilerini göstermeye başladılar. Acaba bu konuda Müslüman kökenli Obama ne diyecektir! Acaba bu konuda Türkiye birşey diyecek midir?
Danimarkada işler oldukça karışmış durumda gibi gözüküyor. Çıkan olayları önlemek için iktidar partisi yabancı gençlerin bileklerine elektronik pranga takılması gibi dahiyane bir çözüm bulmuş. 12-15 yaşlarında yabancı çocukların bileklerine elektronik pranga takılacak ve 24 saat bu gençler izlenecekmiş. Böylece olay çıkartanlar hemen yakalanacakmış. Gelecek yüzyılda zihnimize çipler yerleştirilecek! Kolumuzda elektronik prangalar olacak. Kapitalizmin şuç makinesi dönüştürdüğü insanın geldiği son nokta işte budur! İlginç olan hükümetin bu önerisine bir polis müdürünün karşı durması.. Polis taşa kalkan muz ve ayakkabı yapmış yine.. Müslümanlarla Danimarkalılar arasında uçurumlar açmak yerine köprüler kurmak gerekir demiş.. Ne prangası! İyi niyetli polis işte!!!!!!!!
Karikatür krizi çığ gibi büyüyor! Aslında çizilen Hz. Muhammed değil! Onu çizmek zaten olası değil..
Çizilen aslında içindeki yabancıyı kendileştirme çabası. Bizden olmayanı biz yapacağız diye insanlığımızdan çıkmamız.
Babel filmini anımsıyorum şimdi.. Üç farklı kıtada, dört farklı grubun yaşantısını bişleştiren tek bir kurşun! Değişik coğrafyalardaki yaşamları etkileyebilir mi! Dünyadaki her şey her şeyle ilgilidir. Koas gerçektir. O nedenle insanlar adım atarken bir kez daha düşünmelidir.. Çünkü ateş tüm dünyayı sarabilir.. Yani bazı şeyler düşünülmesin, söylenmesin demiyorum! Ama kutsala dokunurken özen gerekir.. Din herkesin kendi içindedir.. Bırakın insanlar kendi içlerine kendisi dokunsun. Ha karikatür, ha türban! Aslında örtülen, örselenen insanın yüreğidir.. İnanç sözden ötedir!
İşte ben de içime dokunmaya çalışan Danimarka’yı çizdim.. Ama içimde çizdim!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
