kelimeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kelimeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Hakkım Çocuk Olmak!

Çocuk olmak..

Hangi çocuğu anlatayım diye düşündüm…
Çocukluk bu!
Ele avuca sığmaz ki..

Çocuk!
Büyülü harfler vardır, bilir misiniz?
İnsanın dilinde dans eder onlar
Kelimelerin ruhu harflerdedir.
Harfler oyalar tüm konuşmaları, günlerin hayatı işlediği gibi
Noktalı kaç harf bilirsiniz ki siz
İşte biri bende gizli
Allah, daha anneCİMin karnındayken işaretlemiş beni
Adı'm üzerinde vurgulu..
Çocuk!


Yaşadığı, yaşatıldığı yere benzer çocuk..
Kimi çocuk anneciğinin yüreğinde yaşar
Kimisi babasının işinde
Bazen evin bütçesinde
Şanslı olanlar sevgi tenceresinde!

Çocuk evinin aynası..
Büyümüş de küçülmüş çocukların dünyasında,
Çocuk gibi çocuk olmak!
Her gün anne - baba olmayı öğrenir,
Kendi çocukluğunu evladının yaşantısında temize çeken akıllar.
Zordur ayna karşısında durmak
Anne - baba olup da sormak "Ayna ayna söyle bana.................."
Duyacağın cevaba hazır olmak..
Bir çocuğun yüreğinde koşmak,
Elma şekeri kemirmek,
Uçurtma olup uçmak
Oysa her kader bağımsızdır diğerinden..

Bir çocuk aynadan ne ister?

Bir anne, bir baba!
Bir de özgür bir ruh..
Kendini yaşamak için.

Ardını dönünce anne - babasının "birey" olarak var olduğunu gören ÇOCUK
Yürür yaşama kendinden emin..
Kaderinin işaretlendiği andaki
Heybetini, azametini, dinçlik halini ortaya koyar;
Yaşar çocuk!

Çekirdek aile düzenini koruyun! Her çocuk bir aile ister..






Fotoğraf: Özgür Çakır



HER ÇOCUĞUN BİR MASALI OLMALI KİTAP KAMPANYASI
23 Nisan'da bir çocuğun gülümsemesine saklanmak istiyorsanız...



İşte adresler..

HER ÇOCUĞUN BİR MASALI OLMALI KİTAP KAMPANYASI
Psk. Dr. A. Şebnem Soysal
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi
Çocuk Nöorloji Bilim Dalı
10. Kat Beşevler- ANKARA
0312 202 60 02

HER ÇOCUĞUN BİR MASALI OLMALI KİTAP KAMPANYASI
Yeşilovacık Belediyesi
Yeşilovacık-MERSİN

KELİMELER-VII

Başka bi dünyaya uyanmak gibi
Sensizlik
Ben bu dili bilmiyorum
Sensizliği bilmiyorum
Herkes kendi dilinde sever
Ben senceyi biliyorum
Senden öte başka kelime bilmiyorum
Ben sadece seni seviyorum!
*
Sesim çıkmıyor
Çıksa da söylediklerim bi anlam ifade etmiyor
Kelimeler
Hepsi benden
UZAK!
Beni Sensiz koyma e'mi
Kelimeleri yazmadım kağıda
Hangi yürek kağıda düşmüş replik kabul ederdi ki..
***
Aramızda söylenmemiş çok kelime var!
Bazı şeyler sadece geceleri söylenir, bazıları ise bir ömür belki söylenemez dedimdi Sana
İnandın mı şimdi bana?
Ruhum siyah beyaz şu anda..
Hayat sadece bi nokta
İşte anlam da burada
KELİMELER


SON

KELİMELER-VI




KADIN
konuşur, ADAM özetler..
Sevişen kelimeler!

Bi çiğ tanesi gibi birden düştün diline. Öyle bir sardın ki beni tüm hüzünlerimi silercesine. Armağan saydığımsın! Bi yolda yürümek için yola çıktığım..
Sevdiğim kelimeler!

Yaşam beni bir taraftan öbürüne taşıyor ama, bilemiyorum hangisine..
Taraf kelimeler!

İçinde bulunulan zamanın tadına varmak için unutmak gerekir.. Unutulan kelimeler!

Alışıla gelmiş ampirik çalışmalarda, araştırma konusu olan kişiler soru sormazlar, soruları yanıtlarlar.. Dikte edilen kelimeler!

Yüzyıllardır her türlü düşünceyi ağına düşürüp yok edenler.. Tuzak kelimeler!

Düşünce yerleşik yaşamı sevmez.. Yerleşik yaşam evcildir. Oysa düşünce vahşidir. Düşüncenin ahlakı yoktur. Düşüncenin sınırı yoktur. Düşünceyi çerçeveleyen kelimeler. Tutuklu kelimeler!

Bize uzak olan herkes, gözlemciye (bize!) sayısız yeni sözcükler sunar. Satır arasından iletişim kurmaya çalışanlar. Ben kalırım siz gidersiniz..
Yolcu kelimeler!

Kendi dilene yabancı olan kelimeler.. El olanlar! Elin gibi eğreti kalanlar.. Egzotik söylemler peşindekiler ancak içki masalarına meze olurlar. El düşüncelerini bana ait sözcüklerle saklamaya çalışanlar.. Kancık kelimeler!

Bir düşünceyi ya da düşü ifade etmenin en iyi yolu onu ortak konuşulan dile çevirmeye çalışmaktır. İnsancaya! Kadıncaya! Adamcaya! Çocukçaya! Hayvancaya! Dinceye! Siyasetçeye! Belli gün ve haftayaca! Çeviri kelimeler!

Çeviri tehlikelidir. Çalakalem yapılan bir çeviri sonucunda anlam kayar. Anlam kayması sözü bitirir. Şaşırtan ve susturan kelimeler!

DNA'ları kıran, sataşan, bulaşan, soysuz, uğursuz! Sözüm, küfürün adını günah koyana..
İzleri üzerine yapışıp kalan kelimeler..

Denklemler. Yerini değiştirdiğimizde anlamı aynı kalan ya da pek az değişenleri bi düşünün! Ha ümit etmek, beklemektir; ha beklemek, ümit etmektir.. Değişken kelimeler!

Son noktayı koyanlar! Yüreğime seni koyduğumdan beri yediğim ekmeğimsin! Yaşam haritama başak gibi düştüğünden beri söyleyemediğim tek kelime AYRILIK’tır..

Seninle anlam kazanan tek kelime YAŞAMDIR!

KELİMELER-IV


Yürek reh revan yine!


Gün öğlenin beline sarılmış beklemede. Elini çekesiye ikindi vaktinde bi solukluk mola! İşte o zamana kadar zihin yükünü tutmuş olacak. Beden acıkacak. Dudak bir kahveye dokunacak. Dil çıplak ayaklı bir kadın! Kadının çıplaklıktan üşüyen ayaklarının yere değdiğindeki gibi yanacak dil kahveyle buluşunca. Haz saracak bir ağzın içini. Zihin dumanlanacak! Dile gelecek kelimeler!

Üzerinde sek sek oynadıklarım.. Ağacına çıktıklarım! Dalında serçe ile yarenlik ettiklerim. Bir yaprağın peşine takılıp yola düştüklerim. Dilime lolipop yapıp yaladıklarım. Bir elmanın içinde kurt gibi kaynayanlarım.. Kelimeler!

Sözlerde sakladıklarım. Söz verip de tutmadıklarım. Edilen yeminlerim! Tutulmayıp ikilediklerim. İkiden üçe döndüklerim. Hakkın huzurunda inkar edemediklerim! Kelimeler! Saklambaç oynayalım! Yıllarca sakladıklarım. Gün yüzüne çıkmak için gayzer gibi fışkıranlarım. Sandık lekesi tutup bakire kalanlarım. Kelimeler..

Her yeri ellenmiş, gösterip de vermemişlerim! Yar'e yara edip haram ettiklerim. Pelesenk ettiklerim. Şerh koyduklarım. İpotek ettiklerim! Tekellediklerim. Sadece bi ADAM’a söylediklerim.. Kelimeler!

Bahara sarıldım yine. Kıştan geldim yüküm ağır. Soyundukça geriye ten kalır. Kalan teni de yar alın. Bana geriye kelimeler kalır! Onlarda beni dilsiz bırakır.. Kelimeler!

Doğurduğum kelimeler. Yürek edip içine gizlendiğim kelimeler. Yürek kovunca kapıdan, bacadan sızmaya çalışan yüz arayan kelimeler. Ah! Yasaklı olanlar. Direkten dönenler! Aşka vurulanlar. Bir ilmeğin ucunda can verenler. Kelimeler.. Boğazım kurudu su! Bir yudum su! Su diye inleyenler. Yarine kendi elinden su içirenler. Ruha yağan kelimeler..

Daha çok sözüm varmış. Kader, zihinden geçip dile düşerken kaypaklık edenlerden sıyrılıp satıra yazılmakmış. Kelimeler! Söze dökülün! Yeter benim olun artık!

Sonunda sadece bana kalan kelimeler..

Sadece bana kalan kelimeler..

KELİMELER-III


bu yıldızları böyle
her gece
niçin yakarlar?
Vladimir Myakovskiy



Söze sığındığım zamanlar! Sessizliğin yerle yeksan ettiği bir coğrafyadan geliyorum. Kendimden geliyorum! Kendime geldim mi ki kendimden geliyorum? Kelimeler! Birbirimizle oynamayı seviyoruz değil mi? Daha kabuğu kırılmamış bir fıstığı andıran, bir kız edasıyla zihnimde dolaşan kelimeler. İçimde köpek gibi havlayan ve asla susmayan sessizliğime yem yaptığım kelimeler. Kim kimi kemiriyor şimdi.. Aslında bir madalyonun iki yüzsüzü: Sessizlik ve kelimeler..

Zihnin sokakları dar gelir bugün size. Zihin şehrinin dar sokakları, bedeninize ruh yapacağınız bir fahişe de değildir, kelimeler! Zorunlu aşk mesaisi değildir düşünmeler.. Zihnin koynundan çırıl çıplak çıkılmaz. Yoksa tam düşünürken vurulursunuz kelimeler!

Kelimeler! Dokuz sekizlikler.. Açık-kapalı hecelerin dansına yenilmişler.. Bi kafiyeye kurban edilmişler.. Hangi sözde saklansam diye bekleyenler.. Soluk alır mısınız? Yorulur musunuz? Acıkır mısınız? Canınız yanar mı? Susturulur musunuz? Sevilmek de var cümlelerde, terk edilmek, unutulmak da.. Yüklenmek var tüm anlamları bir solukta, bir mezar taşında isim olmakta var.. Sevgilinin zülfü müsünüz kelimeler?

Söyleyin bana sizin Tanrı’nız kim.. Size ruh veren kim! Size anlam yükleyen kim! Her konuşan canlı sizin Tanrı’nız mı kelimeler? Oysa söze nefes verenler duaya sığınır.. Onlar bilir ki bu dünyada en hızlı olan kelime duadır. Kalpten dökülen kelimeler aşktır! Kimi namaz eğler, kimi niyaz be kelimeler. İşiten, bilen, gören kerem sahibi olan RAHMAN, sizi de bilir. Hesap günü geldiğinde, yıldızlar pul pul döküldüğünde verilen sözler bir, edilen yeminler sıfır olduğunda dile gelir kelimeler.. Tövbe! Bu yıldızları her gece yakana tövbe! İşte o zaman fenafillah olur kelimeler..

Hangi işi doğru yaptınız be kelimeler. Sloganlaşıp öne çıkanlarınızı bilirim ben. Devrim olup çağlayanlarınız da vardır. Şehvetli olanlarınızla bi ipte dans ettim ben. AŞK ettim.. Yürek verdim! Yürek aldım.. Sonunda kaypak ve hoyrat olanlarınızdan gönlüm geçti. Dürüstüz diyenlerin imtihanı bitti. Korkaklar zaten gitti. Geriye sizden ne kaldı be kelimeler! 32 sınırında sadece elime zamanı tutuşturdunuz kelimeler.. Zaman! Şimdi vahdet-i vücuttur zaman. Şarhoşluk meziyettir anlayana.. Dile düşmüş kelimeler! Zaman olmuş kelimeler..

Soruyorum sana!!!!!! Hangi vücütta vuku buldun şimdi! Düşünceni nasıl ortaya koydun? Yürek verdin mi, zihnini ektin mi! Masaya el vurup ben de geldim dedin mi! Gerçek misin be kelimeler?

Şimdi dön ve kendine bak. Durduğun yere bak. Bugün ne yaptığına bak! Kendine geldin mi? Silkindin sordun mu ben neredeyim, kimim, ne yapıyorum, amacım ne dedin mi? İşini doğru yaptın mı? Gerçekten vatana can oldun mu? Namussuzluktan el çektin mi? Ellerin başak başak oldu mu? Ürettin mi? Alın terini bir ekmekte yedin mi? Gerçekten KADIN, gerçekten ADAM oldun mu? Ciğerlerine gökyüzünü doldurdun mu? Zihnini öğrenmek için zorladın mı? Peşine düştüğün doğmalardan sıyrıldın mı? İnsan olmak için çabaladın mı?

Öldüren sessizliğin içinde kime sarılacaksın ısınmak için şimdi.. Kimden kendini çalacaksın? Kendinden eksiltip, değerinden eksiğine bozdurup yaşamaya devam mı edeceksin!!!!!!!!!!! Daha öteye geçebilecek misin? Kendinden geçebilecek misin? Aynı hızla kendine gelebilecek misin!? Sorgunu öbür dünyaya bırakma! Eğreti durma hayata! Teğet geçme kendini! Sor şimdi! Ben neyim diye kelimeler! Gerçekten bir ben var mı ben de benden içeri?

Zihnimi mahya yaptım astım şimdi! Beni nasıl karşılarsanız öyle karşılanın kelimeler.. Kırılma noktasındayım. Sözün mevlasındayım
!

KELİMELER-II



Önce alıp başını giden kelimeler, aynı hızla geri gelip zihnimi işgal ettiler. İnsanın en iyi bildiğine, yani kendine saldırınca kelimeler hemen savaşa soyunmamak lazım. Silgi bu satırlardan uzak durmalı.. Hangi kelimeyi silsem altında bir başkaldırı.. Silsem de izi kalır! KELİMELER! İz sürmek istemem! İzler, asıllarından daha yorucu.. Bir bulmacanın parçası olacaksın.. Sana yol gösteren izlerin üzerinde yerini bulacaksın. Kendin gibi olacaksın, eğreti kalmayacaksın!

Zihinsel dansımız yine başladı. Yorulmam ben. Bedensizim. Sadece zihnimle yaşadım. Kelime, senin bedenin var? Eklerle büyüdün sen. Anlamaların değişti. Sadece iki harfle anlamlı, üç harfle anlamsız oldun! Oysa benim zihnim budana budana hücrelerim küçülerek büyüdü. İşte beynin mucizesidir bu! Başka hiçbir oluşumda yoktur bu. Benim değişimim yıllar sürdü. Aslıma seni ekledim! Kelimeler! Ama benim anlamım değişmedi. Hep çiğ tanesi olarak kadım..

Bana kendimi anlatmaya soyunmuş kelimeler. Sığınmak ya da saklanmak için seçtiğim bir kelime aradım. Kendime saklanmadım! Kendimde saklamadım! İşte bak bu başkaldırı! Ama içinde kendimi bulamadım.. Ne kadar da uzağa gitmişim. Kelimeler! Belki de en yakınımda, sessiz sedasız sırasının gelmesini bekleyenler. Bi renge tutunmuş, içindeki özlemleri sadece aşka yüklemiş kelimeler! Sermayesi sadece anlam olan, Yoldan çıkaran, küfür ettiren, haykırtan, kalleş, kaypak olanlara karşı kendini feda eden sessiz kelimeler. Sandıkta saklanan naftalin kokan. Arada bir pelesenk olup kendini gösterip sonra tüketilen kelimeler.

Sadece bir silginin gölgesinde mi size sözüm geçer. Ben diyorum! Size anlamı ben yüklüyorum. Bir merdivenden indim dün.. Öyle bir merdiven ki her basamakta bir kelime var. Her basamakta bir yüzleşi. Merdiven dedim kelimelerimi kaybettim. Hükümlümükiler ki kaybettin dedi merdiven. Sustum! Kelimeler hükümlü müsünüz!? Kelimeler cevap vermedi. Ben ne kadar hükümlüysem kelimelerimde o kadar hükümlüdür merdiven. Yüklendim kelimelerimi dün akşam yine merdivene gittim. Heyyyyyyyyy! Merdiven seni çıkmaya geldim. Ben! Önce çıkmam lazım. Satırları yukarıdan aşağıya okudum. Kelimeler geri geldiler. Sağ ol be merdiven.

Sonra bi kadın dedi ki en yakından acımasız BAŞÖĞRETMEN! İçine bak! Sen başkalarına yuttuklarınızı kusun diyorsun. Size öğretilenleri kusun! Doğruları, yanlışları kusun! Öğretilerden öte size uygun olanları yeniden içinize alın.. Sen önce esaretinle yüzleş.. Yeni bir sevdaya giderken hangi kelimelerle geldin.. Sevda sözlerinden öte.. Kendine geldin mi? Kendine gelmeden Ona gelinir mi? Yeter dedim bu kadar süpervizyon.. Kelimeler, kelimeler! Zihinsel işgal bitsin artık..

İzi de kalsa al eline bir silgi sil bakalım kelimeleri.. Gidiş kadar silmek de bir başkaldırıdır! Cam silen, halı silen, evi silen kadınlar neyi temizliyorsunuz? Bayram temizliği mi bu, ölü temizliği mi? İmandan geleni mi! Temizlik! İşte kelimelerde temizlik başladı! Zihinsel temizlik.. Sansür değil bu.. Elinizde bi silgi olsa siz hangi kelimeyi silerdiniz acaba.. Ya da bu satırlarda bir kelime olsanız silinmeyi ister miydiniz acaba..

Sessiz sevgiliye isyandır kelimeler. Yedi yıllık esarete isyandır kelimler. Sözlere sığınmaya isyandır kelimeler. Her türlü haykırışa karşın hala anlaşılmamaya isyandır kelimeler.. Sadece en iyi bildiğimi bana anlatmak için başlatılan bir oyuna isyandır kelimeler.. Çünkü en iyi bildiğim eksiktir! En iyi bildiğim başka yüzleriyle durunca karşımda şimdi suskundur kelimeler..

Yok gitmeyeceğim bu sefer! Uzaklar öldüresiye çağırıyor. Ama gitmeyeceğim. En iyi bildiğimi sandığım için kalacağım. Kalmam gerek.. Ona varmam için bir kelime bulmam gerek..

İşte eksik bir şey var ya hayatımda.. Seninde eksik saydığın hayatında! Terliklerimle geldim demek sana! İşte bu kelimeyi sana duyurmam lazım.. Adını yazmam lazım! Adımı senden duymam lazım..

KELİMELER-I


Yazmaya oturdum. Zihnimde kelimelerin geçiş töreni başladı.. Kağıda neler düşecek bilmiyorum. Yorgunum! Berrak sandığım zihnim az tozlanmış. Zihnimin editörlüğü yordu beni. Az uzaklara gitmek istiyorum.

Dışarıda Güneş göz kırpıyor yalın ayak! Bak Güneş sen üşüme tamam mı artık! Ayakların çıplak kalmasın. Benim zihnim çıplak kaldığında sevdiğim adam üşümem için bana güneşi çizdi. Bense sadece bi türkü söyledim ona! Güneş topla benim için dedim! O da yüreğindeki güneşi topladı bana. Çizdi! En yalınından yüreğini verdi bana. Öyle kelimelerin ardına gizlenmedi. Çünkü o kelimelerin sırrını çoktan çözmüştü. Ne kelimelerin içine saklandı, ne de beni sakladı! O Güneş'ti. Yüreğini verdi. Yüreğindeki beni bana verdi. En yalınından kendini verdi. Sen de söyle Güneş! Üşüyünce söyleki sana sarılalım! Senin de bi gün başka bi güneşe ihtiyacın olabilir. İşte o zaman elini tutalım!

Kelimeler çınlıyor zihnimde! Kelimeler! Kaypak kelimeler.. Kelimelerin kaypak olduğunu öğreneli çok oldu. Zihnimden dilime yolculuğa çıkan düşünceler, kelime olana kadar çok değişiyorlar. Düşündüğüm ve yazıya geçen kelimler arasındaki farkın nedenini arıyorum.. Kelimeler kendini beğendirme derdindeler. Anlattığımdan öte, anlayanın zihninde yankılanma peşindeler. Oysa anlamlarını benim yüklediğim tren vagonları olmalı kelimeler. Sadece benim demek istediğimi anlatmalı kelimeler.

Arka arkaya dizilmiş bir dizi kelimenin ilişkimizi biçimlendirmesi ne kadar garip değil mi? Bi özne arıyorum! Sonra bi yüklem. Özne ve yüklem KADIN ve ADAM gibi! Bir cümlenin olmazsa olmazları.. Aslında bi yüklemde yeter iletişime ama.. Çok fakir kalır satırlar değil mi? Doğa KADIN ve ADAM üzerine kurulu.. Kelimeleri biçimlendiren sıfat ve zamirlere ne demeli.. Kelimeler öyle süslü olmamalı.. Kısa ve öz olmalı. Anlamı tam şah damarından vurmalı kelimeler..

Bazen konuşurken ya da düşünürken tekellediğim kelimeler var. Yalnız benim olan! Bazen de söylerken yüreğimi buran ya da yakan kelimeler. Bir de sadece O’ndan duymayı beklediğim kelimeler var. Adımı sadece bir kelime yapmasını istediğim zamanlar var. Ya da bana geliş adımını bi kelimeye bağlamasını umduğum anlar var!

Yazmak istediğim kelimeler bugün kaçak! Bi görünüp, bi kayboluyorlar.. En güzellerini, ya da en çok okunanlarını yazma kaygım yok! Ya da en sarıcı, en vurucu olanları da bu satırlara düşürmek istemiyorum. Sadece benim olanların peşindeyim.. Kelimeler.. Zihnime, yüreğime saklanmış, saplanmış olanlar! Size sesleniyorum. Buraya düşenler dürüst kelimeler!

Sadece kendimi doğru ifade edebilmek istiyorum.. İşte bu nedenle bugün kelimelerden sıyrılıyorum. Kendim gibi satırlara geliyorum!

KELİMELER!
BUGÜN ZİHNİMİ ÇIPLAK KOYAN KELİMELER..
SIĞINDIĞIM YA DA KAÇTIĞIM BİR KELİME YOK!
İŞTE BU NEDENLE SÖZÜ SADECE BİR KELİMEYE YÜKLEMEYE GEREK YOK!