kırgınım!
neye ya da kime kırgın olduğumu bilmiyorum
bir neden arıyorum güne tutunmak için
hiçbir şeye sarılamıyorum
gün ışığı kırbaç gibi geliyor tenime
ışıkta duramıyorum
gün acıtıyor
geceye saklanıyorum
gece acıtıyor
güne kaçıyorum
hiçbir yerde duramıyorum
hiçbir şeyin beni sarmadığını biliyorum
ağlamak istiyorum
bir neden bulamıyorum
yaşlar düşmüyor gözlerimden
bekliyorum
senden düşen yaprakları topladım bugün
senle yaşadığım günler toplandı gözlerimde
beklediğim yağmurdu gözyaşlarım
hayat suya düşen sözler gibiydi
üzerinde yürü bakalım kaderimizin
izler bırak ki seni takip edebileyim
sağa sola, yukarı aşağı bi bedeni arşınlar gibi yürü
kaderin hırkasını soyun
ben giyeyim senden kalanları
tutunacak bir kaderim olsun
ateşe düştüm
kor kor alev ortasına
yandım da ses çıkarmadım
daha çok yandım
bir avuç su yerine, bir avuç kor aldım
sende yandım
tenden cana kandım
can verdim, can aldım
şimdi iki elimin arasında tutarken başımı düşünüyorum
aşkımı imha ederken yalnızlık bombardımanı
yeniden ilk aşk günlerimiz için
kimsenin bilmediği
ancak dönüşlerde rastlanan çıkmazlardayım
neden mi?
mevsim ne olursa olsun
benim kaderim belli
yaprağa başka ne olur ki!
boşuna yorma sen de kendini
bilirim yaprağın kaderdir düşmek..
Fotoğraf: Özgür Çakır