sessizlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sessizlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Suskunun Dönüşü




Susmaların kokusu sinmiş üzerime...
Üzerime yapışmış
Bir türlü çıkaramadığım bu elbiseyi
Ben ne zaman giyindim?






Ayna!
Bir ayna olmalı
Kendimi görmeliğim
Z'amansız izlere dokunmalıyım

Kara kara yüzüme nakşedilmiş
Kader haritama bakıyorum
Ne kadar çok ben var
Neden bir ben yok?

İzler var yüzümde
Her noktada durup
Biraz yaşam toplamalı
Benlerden ben seçmeli

Hepsinden bir ben dermeli


Sessizlik tırmalıyor yüreğimi.
Söyleyecek söz mü kalmadı?
Oysa Midas hala eşek kulaklı!
Bunu o kör kuyuya kim fısıldadı?

Suskunların sesini kim duyar?
Suskunun sesini ancak kendi sesinde boğulan duyar!
Bu öyle bir duygudur ki
İşte o anda yüzleşir sesindeki sessizlikle insan
Suskun sesli
Sesli suskun olur
Midas kulaksız..

Geri dönüşler yoruyor
Giderken tüm dünyayı götürsem keşke
İşte o zaman
Götürdüklerim ve getirdiklerimi

Kozalayan böcekten çok
Nefes alan, aldıran olurdum..






Hüzün



Bilirim!
Dudaklarımızdan dökülenler eksik
Güve yemiş sanki sesimizi
Bize, hep bi kalmış
Azalmış sevda sözleri
Usul usul kısılmış sesimiz

Dalgalı denizlerin kaptanıdır yürek
Gemisini terk etmez
Soluk soluk yaşar günleri
Bekleyişlerden biz yapar
Sessizlikleri biriktirir

Yazar……………………………………

Belki yankı bulur kan kaybeden umudumuz diye!



Fotoğraf: Özgür Çakır