Gece ile gün; tavşan kaç, tazı tut oynarken göğsümde bir ağırlık hissettim. Hani ilk aşkını hayal edersin ya geceleri. Sevişirsin yüreğinde bi sen; işte o zaman ahlak polisi karabasan çöker ya yüreğine. Öyle bir karaltı nefes alamıyorum! Sevgilim uzakta! Ama sevişmedik vallaha! Hayalde bile dokunmadım daha. Kollarında uyudum Karabasan amca.. Gelme üzerime, üzerime.. Vallahi iki göğsümün arasında bir şey küt diye geldi oturdu. Nefes alamıyorum! Şu gün, gece kovalamacası bitse az içeriye ışık girse ne olduğunu göreceğim. Korkuyorum! Sanki üç, dört yaşlarındayım tek başıma ışıksız bir koridorda kaldım. Ama benim ışığım var. Madem ışığım var neden karanlıktayım? Ah kalbim! İşte yine oyununa geldim. Âşık yine yüreğim. Hadi beyin girsene devreye.. Beni aşk hapishanesinden götürsene! İşte güneş soyunmaya başladı. Günle sevişmeye hazır artık güneş. Ve perde açıldı. Güneş vurdu tenime.. Yorganı başıma kadar çekmek istiyorum. Tenime değdikçe güneş canım yanıyor. Çünkü daha güne soyunmadım. İşte o anda bir ses miyav! Kedi!
Kedi! Ne zaman geldin sen? Peki ya ben!
Gözlerimizi ikimiz de komacan komacan açtık! İki çocuk gibi şaşkındık. İkimizde uyanınca yanımızda adamı görmeye alışmıştık. Demek sende onun göğsünde sabahlıyorsun Kedi! Gözlerinde az çapak olur onun uyanınca. Ama hep gülümser. Öyle sıcaktır ki gülümsemesi! Her sabah günaydın diye anlımdan öper.. Sonra sımsıkı sarılır. Öyle sıkı sarılır ki soluğum durur. Sonra bozkırın kızının çorak duraklarına can verir. İşte o öpücükle güneş hiç batmamak üzere doğar.. Çok özledim! Kedi.. Kapa gözlerini düşleyelim! Yalın ayak kahvaltı hazırlarken onun bacaklarımızı izlediğini düşleyelim! Aşk..
Hüzünlü Kadın’a bakar Kedi.. Ben hangi paylaşımımızı anlatayım. Anlatayım da ilişkimizin içine bir de seni sokayım. Herkesin içinde olduğunu bir ilişki istemiyorum. Ben o Adam’ı seviyorum! Elinden mısır yediğim, kış gecelerinde türküsüne katıldığım, yazın sıcağında dondurmasını yaladığım! Anlatmam sana! Benimle dertleşmelerini, aşktan öte dokunuşlarını, susuşlarını, kaçışlarını, sevaplarını, günahlarını anlatamam! Anlatıp da bendeki onu sana veremem. Anlatıp da ondaki beni yok edemem! Onu kimseye anlatamam, paylaşamam Kadın! İlişkiler bitebilir! Ama yaşananlar zenginliktir. Şimdi seni sevdi diye bendeki onu nasıl paralarım Kadın! Onu sana veremem. Bırak hüznümle benimle kalsın aşkım. Nasıl da heyecanlısın! Nasıl da âşıksın! Yüreğin titriyor görüyorum! Aşk seni güzelleştiriyor.. İşte bu nedenle aşkımdan gidiyorum. Adam seninle mutlu biliyorum!Kadın, Boncuk’u duymadı! Öyle aşıktı ki.. Sımsıkı sarıldı yorgana.. Adam’a sarılır gibi. Sonra Bocuk’u yatırdı yanına.. Başladı türkü okumaya.. Adama söylediği türküyü söyledi Kadın Boncuk'a.. İnceydi sesi. Titredi! Adam sanki ona dokundu gibi geldi. İçi titredi. Dudakları daha bi kurudu.. İçini çekti Kadın.. Ah Boncuk! Keşke burada olsaydı dedi.
Gazete okuyuşunu anımsa lütfen.. Kaşları, Küçük Emrah gibi olurdu dimi.. Aslında pek taraftı kendisi.. Kim değil ki! Herkes kendi tarafında be Kedi! Kedi! Kedi.. Sonra çay içişi.. Komik dimi.. İnce belli sevdalısı kendisi. Domatesi nasıl yiyor! Ben yiyemediğim için üzülüyor. Sonra dudaklarıma değdirmeden ağzıma koyuyor. Bu adam beni seviyor. Badem şekeri taşıyor ya cebinde benim için… Ah Boncuk! Arayalım mı onu? Uyanmış mıdır sence.. O da özlemiş midir bizi!
Derken telefon çalar..
Aşkım! İki sevdiğim Kadın günaydın.. Sesim çıkmaz! Başlarım türküyü söylemeye.. Sen beyaz gömleğini mi giydin? Nereden bildin! Çok yakışıklı olmuşsun buradan hissediliyor.. Sen de yalın ayaksın! Evet! Gülümse! Hep gülümsüyorum.. güneş çok güzel.. Gülünce beni hissettiğini biliyorum Kadın! Seni çok özledim bozkırın kızı.. Nefes alınca burnum sızlıyor! Demek ki bahar gelmiş be Adam! Seni seviyorum! Kendine iyi bak Kadın! Sen de Adam!
Boncuk! İki gün kaldı.. Şimdi sen ne yiyeceksin acaba.. Giyinmeliyim.. Ev sana emanet. Keşfe çık. Şu pencerenin önü güzeldir. Demokrasi neferi bir lamba vardır. Arada canı isteyince yanar. Sonra sokak güvercinleri gelir.. Bir de kiraz çiçekleri vardır! Sen akıllısın istersen müzik açıp dinle ve yemek ye.. Suyun da var. Hadi kal selametle.. Hoşça kal!
Çektim kapıyı, çıktım dışarı.. On basamak indim inmedim.. Hızla geri döndüm! Boncuk! Canımın içi Kedi! Ben sana günaydın dedim mi? Sana iyi günler öpücüğü verdim mi! Biriciğim.. Aşkımın sevdiği Kedi! Benim yarenim, yoldaşım Kedi!
İki kız sarıldık birbirimize. Adam’ın yüreğine gider gibi gittik işimize..
kedi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kedi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KEDİ, KADIN, ADAM ve ALIŞMAK - V
KEDİ, KADIN, ADAM ve ALIŞMAK - IV
Boncuk! Canım! Biriciğim! Sesleriyle uyandım.. Adam ve Kedi yerde yuvarlanmanın bin bir çeşidini gösteriyorlar. Aşk işte bu! Nasıl güzel gülümsüyor Adam.. Kedi de öyle.. Hayatımda duyduğum en güzel müzik: Kahkahadır. Kedi ve Adam’ın kahkaha serenatı.. Bu bir aşk dansı! Gülen ve ağlayan Kedi! Kediyle uyuyan Adam.. İzlendiklerinin hiç farkında değiller. Öyle özgürler ki.. Öyle güzeller ki.. Öyle aşk dolular ki.. Adam ve Kedi! Aralarında bir büyü var.. Ama aralarında bir de büyü bozan var..
Derken büyü bozuldu.. Adam beni gördü! Usulca Kedi kızı koydu yere.. Yanıma geldi.. Günaydın dedi usulca. Burnuma bir öpücük kondurdu. Beni büyük bir kedi sanıyor. Keşke! Keşke beni büyük bir kedi sansa.. Böyle sımsıkı sarsa. Böyle özgür sevse.. Ve bu sonsuza kadar sürse.. Boncuk arkada kaldı.. Nasıl bakıyor.. Hüzünlü bir aşk şarkısı gözleri.. Kedi ağlıyor..
Adamın ardı dönük.. Bozkırın kızına “günaydın” diyor.. Bana! “Dudakların kurumuş.” Kurur tabi öpmedin ki diye belli belirsiz mırıldanıyorum. Duydu sanki! Duymuş! Eğer böyle uyandırılacaksam ben, hep bu koltukta uyuyayım.. Sonra sana uyanayım. Sen bana günaydın de! Konuşmak gelmiyor içimden gülümsüyorum. “Seni uyumaz bilirdim ben!” diyor. “Tembellik hakkımı kullanmak istiyorum diye fısıldadım. 32 yıllık bir birikimim var." “Öyle mi?” Nasıl güzel gülümsüyor. Nasıl tatlı. Battaniyenin altına girdi. Sarıldı bana sımsıkı.. Hadi uyu! Bu nasıl güzel bir duygu. Sıcak, sımsıcak bir Adam. Kalbiyle gören! Saran! Güven veren! Tembellik etmeme izin veren! Bu gerçekten miyop.. Ben kadınım, beni kedi sanıyor.. Bendeki saç o taç sanıyor! Beni harbi mitolojiden biri sanıyor… Sansın! Ne zararı var.. Öyle güzel gülümsüyor ki! Gamzelerine kaçtım adamın.. Dudaklarımı yapıştırdım dudaklarına öyle uyudum. Üç yaşında bi kız çocuğu ağzında emziğiyle uyur gibi. Yaş üç otuz üç ama.. Olsun!
Boncuk çok sessiz. Kırgın! Küskün.. Nerde! Miyav, miyav, miyav.. Derken “zorro” Adam ıslık çaldı.. Birden ses kesildi.. Kedi tam ortamıza girdi.. Kara değil ki, sarı kedi! Çekil ardan be Kedi.. Alçak kedi.. Kötü kedi.. Emziğim dudağımdan gitti.. Anne diye ağlarım bak.. Adam iki kadın arasında! Gülümsüyor.. İstersen dışarıda kahvaltı edelim diyor.. Yok diyorum.. Peynir ve yumurta var mı? Var! Hadi siz uyuyun diyorum.. Terlik giysene diyor bana.. Yok, alış ben hep yalın ayak gezerim diyorum! Ya hasta olursan diyor.. Gülümsüyorum!
Ekmeklerin üzerinde rendelenmiş peynire bulanmış yumurta.. Fırın 230’ a ayarlanmış.. 15 dakika sonra sahte börekler tabakta.. Tavşan kanı çaylar ince belli kızılar da.. Domatesler kesildi.. Zeytinler kekiklendi.. Vişne reçeli bile sürüldü kızarmış ekmeklere.. Ben daha önce bu eve hiç gelmedim dimi.. Eminim! Geldim mi? Beynim kalbimleşme.. Aşk işte! Sonra seslenildi.. Önce Boncuk çağrıldı! Islık çalmayı unutmamışım Allah’tan! Sonra iki yaramaz görüldü kapıdan.. Sofraya baka kaldılar.. Adam inanamadı. Geldi.. Nasıl öptü beni.. İçim doydu! Ama sen beni böyle öpersen ben cebimden çıkartacağım yüzükleri be Adam! Vallahi terlik giyeceğim.. Ayağımı uzaktan keseceğim.. Söz kök vereceğim..
Yemek yemeğe koyulduk. İştahla yediler.. Kedi ve Adam. Ben size yaparım türlü türlü yemekler.. Buna alışabilirim.. Ama bir kediyle uyuyabilir miyim? Tam aklımdan geçerken bunlar Adam konuştu.. Ben 4 günlüğüne Dubayi’ye gideceğim Boncuk’a bakabilir misin?
Kedi ve Kadın! Şimdi Adam’ın arasındaydı.. Peki şimdi ne olacaktı..
KEDİ, KADIN, ADAM ve ALIŞMAK - II
yalın şeylerin arkasına saklanıyorum beni bulasın diye,
beni bulamazsan eşyayı bulacaksın,
elimin dokunduğu şeylere dokunacaksın,
parmak izlerimiz karışacak birbirine..
Yannis Ritsos
Eli sımsıcak.. Eli yumuşacık.. Sadece elimi tutmuyor sanki. Eli tüm bedenimi sarıyor. Aşık olmak için daha erken! Sakın kadınca bir oyun oynama kalbim bana. Zihnime seslendim nerdesin? Sanki adam duydu beni gözlerime baktı gülümsedi. Nasıl da güzel gülüyor! Kedi kız önden yol gösteriyor bize. Yürüyüşüne bak! Arkamdan gel, arkamdan gel şeklinde kıvırtıyor.. Denizdeki dalga gibi. Nasıl heyecan yaratıyor, canlı, hareketli.. Her beş adımda bir ardını dönüyor, gözlerini kısıp bakıyor.. Adamın adını fısıldıyor sanki.. Kedi! Annemin “yürümek sanattır” deyişi çınlıyor kulaklarımda, hemen babam yanıt veriyor “herkesin yaptığı bir şey sanat olabilir mi?” diyor. Babam bu kediyi görmemiş!!! Yürümek neredeyse sevişmekmiş:) Uzun bir koridordan geçiyoruz. Elimi hiç bırakmasa keşke.. Nihayet geniş aydınlık bir salona geldik.. Ve müzik..
” Biraz seni çalıştım ben ” dedi.. Kavradı belimden dans ediyoruz.. Kedi ayak ucumuzda. Tango yapan kedi.. Gülümsüyorum! ” Güzel küpeler ” diyor. Gülümsüyorum! Bu adam bana bakmış.. Gerçekten! Bahar küpeyi bile gördü! Bu adam gerçek dimi? ” Sen küpeyi çok seviyorsun biliyorum! Biederman ve Faraone makalelerini okuyorsun. Yani o kürsüde gözün olduğunu biliyorum. Dikkat konusunda çalışıyorsun. Hippokampus özel ilgi alanın. Çocuklara bayılıyorsun.”
Öyle şaşkınım ki.. Belimi daha kuvvetle sarıyor. Gözlerimin içine bakıyor. Kalbimin atışını duyuyor bence. Lise mezuniyet balosunda gibiyim. Tek fark pembe kabarık elbisem yok üzerimde. Yüreğim sokak güvercini. Yemek yiyecektik, acıktım. Bırak gideyim ben. Nerde! Adam ders çalışmış.. Adam beni çalışmış.. ” Bu bahar kokuna bayılıyorum. İnsana enerji veren küçük sevimli kız çocuk hallerini, sonra birden ciddileşmeni.. Gözlerin sevinince kocaman oluyor, kızınca dudakların ince bir çizgiye dönüşüyor. Ve ilk gördüğümden beri beni öldüren bu çorak dudakların.. Sonra şu ses tonun var ya! Sana nasıl kızılabilir! ” Tam beni öpmeye yeltendiğinde adam, bi gırlama duydum.. Yok! Bu bir çığlık. Korku filmi gibi. Kedi! Kesin bu gece bu tırmalar beni..” ” Korkma ” dedi.. Sesi öyle güzel ki.. Nasıl güzel bakıyor. Ama yüzünde bir telaş var. Beni böyle bırak git git gidebilirsen der gibi. Ama o şarkının devamı güzeldir.. Git! Mutlu olacaksan beni düşünme. Sen iyi bak kendine.. Ben evime gideyim. Kediye alerjim var, hele aşka.. Sadece yemek yemeğe geldim.. Criss Cornel söylüyor bak eve gidiş yolunu bulabilirsin. Kurt Cobain sevdiğimi bile biliyor.. İşte o anda elimden hızla çekti beni çömeldik.. Ellerim avuçlarında! Kedi bakıyor ikimize.. Dokunduk.. Kedi, adam ve ben! Öyle güzel gülümsüyor ki..
” Alışacağız ” dedi! ” Üçümüz de alışacağız.. ”
İşte o anda melekler uçuşmaya başladı gözümün önünde!
”Korkma ” dedi.. ” O da alışkın değil. Bu eve pek kimse gelmez. Kimse için böyle hazırlık yapılmaz. Bu evin sahibi o!” “Ben bu evin sahibi olmak istemiyorum” diyemedim tabi.. Sadece yemek yemeğe geldim ben. Şimdilik! “Miyav! Bana dokunma” diyor resmen! Adam inatçı.. İki kadın arasında ama.. Neyse birbirimizi çok seviyormuşuz gibi yaptık. Kedi bu! Kim bilir ben gidince ardımdan neler söyleyecek ya da ne cilveler yapacak.
Daha yemek var! Gürül gürül akıyor bu adam. Korkuyorum.. Birazdan yüzükleri çıkartacak cebinden! Ama çok güzel gülüyor, ellerimi bırakmıyor.. Bozkırın kızıyım ya çorak dudaklarım su istiyor! Aşk sanırım kapıyı çalıyor..
Kedi geliyor.. Kucağıma oturuyor! Adam gülümsüyor..Alışacağız! diyor.. Keyifle bir şarkı mırıldanmaya başlıyor! Gece yeni başlıyor..
KEDİ, KADIN, ADAM ve ALIŞMAK - I

Akşam beni evine çağırdı! Aslında şaşırmadım değil.. Yani o kadar uzun zaman olmadı tanışalı. Yani sürekli gülümseyip duruyor. Sadece bana değil! Hayata gülümsüyor.. Miyop belki dünyayı görmüyor. Aslında miyop olan benim. Ama onu gördüm.. Dünyayı da!
Daha geçen hafta Beyrut’taydım.. Ondan önce Lima’da.. Ondan önce de Laiden’de.. Gelecek ay nerede olsam acaba.. Aslında gözüm Mısır’da! Beni çeken yollar.. Ah uzaklar! Ama bu adam başka! Yani yemek yiyeceğiz. Yemeğime ilaç atacak mı acaba! O kadar da değil ama.. Ninem’in hikâyelerini anımsadım. Sonra canım filmleri.. Ya bir gün bu düşündüklerimi anlatsam ona! Anı biriktirecek kadar bir zaman birlikte yürüyebilecek miyiz bilmiyorum ki daha.. Ya kadın olmak bu işte azizim. Basit bir akşam yemeği. Adam çağırdı gel işte iki lafın belini kıralım, karanlık geceye güneş gibi doğalım! Çıktık açık alında… Hayda! İşte o en kadın halim yine karşımda! Sırıtıp duruyorum! Sanırım muzu enlemesine yiyebilirim. Az mutluyum. Gülümseme bulaşıcı bir durum! Bu adamın gülüşüne bayılıyorum..
İki dirhem bir çekirdek giyindim.. Ya! İşte kot pantolonumu çektim altıma.. Ateş kırmızı bluzumu giydim üstüne.. Kısa kollu olanı, az yakası açık.. Yok öyle gösterip vermeyeceğim cinsten değil.. Şey menopoz usulü yandım gibi de değil.. Ben gibi işte! Sıcak, içten, biricik.. Ay kendimi çok sevdiğimi de söyledim işte. Herkes kadar seviyorum kendimi.. Neyse! Güzel olmak istedim. Bu akşam güzel olmak istedim. Ama yapmadım makyaj falan. Saçlarımı açtım bir tek! Küpesiz kendimi çıplak hissediyorum. Minicik bir bahar dalı taktım kulaklarıma.. Bu küpe mi dedirtecek cinsten.. Ona gider gibi hazırlandım işte.. Ama bilmeyecek. Aslında kendim gibi ona gidiyorum! Yani aslım ona gidiyor.. Bunu bir bilse.. Dudaklarım çatlak.. Kup kuru. Öper mi beni diye düşündüm içimden. Kendim gibi gelmek istedim. Gülümsememi giydim.. Gamzelerimi taktım.. Yaramaz kız çocuğu gibi giyindim.. Heyecanlı!
Ne götürmeliyim! Pasta! Çiçek.. Belki ikisini de! Ya da bir ben gitmeliyim.. Sürekli evin içinde gezen bir kızdan söz ediyor. O da sen gibi yalın ayak gezmeyi seviyor diyor.. Birlikte uyuyoruz diyor.. Kedi! Deli! Kediyle uyuyor.. Böyle gülümseyen bir adam, bir kediyle uyuyor. Kim deli.. Bence onsuz yatan kadınlar deli.. Bu adamı bir kediye bırakan kadınlar deli.. Kedi!
Bi bilse benim korktuğumu kedilerden. O zaman kapıyı çarpar yüzüme.. Adam aşık kediye.. kedim diyor başka bir şey demiyor.. Sahi adı neydi bu hayvanın. Tövbe! Ona hayvan dedim.. Prenses, biricik, harika, ulvi şey.. Kedi! Aynı yatakta uyuyorum diyor.. Horlayan bir kadınla evlenebilirim artık! Allah’ım! Kedi kapatmış bu adamı.. Yani kadınlardan geçtim şimdi bir kediyle çarpışacağım.. Tırnaklarım bile yok.. Sadece iri gözlerim var. Eşek gözlüyüm.. Kedi! Uykuda horlayan kedi.. Şişko mu acaba bu kedi? Ben küçük bir kızım.. Sadece 55 kiloyum. Boyun 1.65.. Yani hadi yarışalım senle kedi.. Yani gülen bir adam bulduk.. Rüyada da taklit yapılmaz ki.. Ben horlamıyorum! Kediden korkuyorum.. Üstelik sana kendim gibi gidiyorum! Kaleyi içten fethetmek için kedi kıza mı bir şey götürmeli! Ya!
İşte o anda telefonum çalıyor! Geç kalma..Olur! Olur da.. Bir kedim bile yok anlıyor musun? Hadi gülümse.. Bu bizim şarkımız olsun! Ne yiyelim diyorum birden.. Adam susuyor.. Şey! Diyorum! Çileğe, domatese alerjim var.. Yiyince her yerim suçiçeği döküyor 30'unda.. Ama en çok çileği seviyorum, bir de domates reçelini.. Adam diyor bu mevsimde çilek.. Üzerine çikolata sosu.. kesin bu adam kapıyı çarpacak suratıma. Daha ilk geceden kapris ya! Aslında diyorum! Daha gerisini getiremiyorum.. Kedi alerjim var mı bilmiyorum.. Sadece hapşırıp duruyorum.. Yanımda atlıyor, zıplıyor.. Ama ben dokunamıyorum! Ya ben uzağa gidiyorum! Zaten hep bunu yapıyorum:)
Neyse geldim evine.. Kapıyı çaldım! Gülümser iki göz açtı kapıyı.. Sonra masalın Tinkır Belli’i geldi.. Peter Pan benim sevgilim Venny hadi! Ya kuyruğunu nasıl sallıyor.. Gece benimle ısınıyor.. Ayakları soğuk, burnu da.. Küçük kız! Evine git hemen diye gırlıyor.. Sarışın! Gözleri çok fettan! Ben! Allah’ım diyorum içimden.. Bu kesin tırmalar beni..
İşte o anda Hoş geldin diyor berrak sesiyle.. Gülümseyen bir çift göz eğilip, usulca dudağıma bir öpücük konduruyor.. Çorak dudaklar ıslandı.. Elimi tutuyor.. Alışacaksınız..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

