içim titrer bayram öncesinde...
bayramdan çok, hazırlıklarını severim ben.
günler öncesinde başlar temizlik.
bayram gelir evimize tertemiz.
sonra özlediğimiz menüler hazırlanır bir bir
serçe parmak kalınlığında dolmalar sarılır
kırk kat baklava açılır
Hacı Bekir'den çifte kavrulmuş
Kocatepe'den kokulu kahve
mevsimi ya şimdi Akman'dan boza alınır
bir de acı çikolata ve nane likorü zulananır
son dakika da der babam doldurun şu şişeyi kolonyayla!

çocuklara gelir bayram
nerde benim çocukluğumun kırmızı rugan papuçları?
devir değişti
çocuklara içinden oyuncak çıkan süpriz yumurta verilir
yeniyetmelere harçlık
eski yetmelere öpücük hayır duasıyla

ama arife başka!
arife olunca içim bir başka titrer
annem dikiş dikmez mesela
"evladım bu gün yıkanır, tası delinmesin şimdi" der
gözleri yaşarır, içini çeker dalar gider uzaklara
önceleri batıl inanç der geçerdim bu söze.
şimdilerde anlıyorum ki, insanın sevdiklerini zihninde yaşatma çabası yas.
kardeşim bugün yıkanır mı?
bilmem!
dedem, nidem, dayım ve teyzem?
bilmem!
ama bir dua gider onlara yüreklerden.

bayram sabahları duadan sonra
bir elinde canınan yandığımın simiti
ötekinde mevsimine göre bir çiçekle çalar kapıyı babam
sonra başlar bir cümbüş...
o coşkuyu severim ben
aile olmayı
hele son 5 yıldır bayram başka yaşanır oldu evimizde
Ilgaz'la hayat bayram hepimize...

bu bayram bambaşka ama sevgili dostlarım. her bayram aynı coşkuyu yaşamıyor yürek. geçen her gün çoğu şeyi daha çok özletiyor. 34 kış gördüm. çok güzel bayramlar yaşadım. dilerim bu da onlardan biri olur herkes için. bayram dileğime gelince:

Ulusal barışın ve hukukun hakim olduğu
Hak ve özgürlüklerin çoğaldığı
Emeğin hak ettiği ölçüde kıymet gördüğü
Umutların yeşerdiği
Çocukların bilgiye koştuğu
İnsanların huzur, güven içinde temel ihtiyaçlarını karşılamaktan öte yaşadığı
Hayvanların Allah rızası için, inanç için uygun koşullarda kesildiği
Sokakların kan gölüne dönmediği
Şimdiki zaman bezirganlarından uzak bir bayram olsun.

Eksiksiz, tam kadro nicelerini yaşamayı nasip etsin bize Yaratıcı!

İYİ BAYRAMLAR!




Fotograf: Özgür Çakır



"iki mısra arasındaki boşlukmuş hayat..."*

diye karalamışım önümdeki kağıda.
başka kelimeler düşmüyor aklıma.
beklemiyorum ben de gelsinler diye.
alnıma kınalanmış kaderi
adımla kulağıma üfleyeni düşünüyorum bugün
ve çalmaya başlıyor bu şarkı.

paylaştım.


*ne zaman tamamlarım bilmiyorum. belki de hep yarım kalır...



bilir misin ne zaman akşam olur sevgilim?

güneşin, gecenin koynunda
aşk mesaisine başladığı saatlerde
tüm renkler yeryüzü ile dalga geçer
renkaheng bir şölen başlar
ufka yazılır
veda konçertosu.

dünyayı
gözleriyle görenler için
işte o vakit
akşam olur.

şimdi sorarım sana
saati, yüreğiyle kuranlar için
sahiden
akşam olur mu sevdiceğim?

gözlerime vururken siyahın şavkı
aniden bastıran nisan yağmuru gibi
bildik bir duruma
hazırlıksız yakalanır yüreğim
o an
yüzümde beliren yalnızlığı
tebessümle dağıtırım
yollara

derken biter kovalamaca
yelkovan,
akrepin koynuna düşer
her yer karanlığa teslim olur
bir tek
yıldızlar başkaldırır
siyaha
hadi dercesine bana
bakmam ben ışığa
direnmem geceye

neden mi?

benim için
sen gidince akşam olur sevdiğim!

Fotoğraf: Özgür Çakır
Related Posts with Thumbnails