BİR HAYAT OYUNU

Değişen zamana karşın, sabit bir mekanda bir yaşamakmış hayat.
Bir nevi gün doldurmak işte.
Yaşama direnmek benimkisi.
Belki de yaşamı dizginlemek.
Sanki bir halat çekme oyunu oynuyorum.
Bir ucunu benim çektiğim, hatta illa ben burada kalacağım diye tepindiğim..
Diğer ucunu ölüm çekiyor, “zaman doldu” oyununu ustaca oynuyor.
Bir ip oyunu hayat.


Yaşam sanılan aldatıya, açılan bir pencere gibiyim
Eskiliğim, köhneliğim beni görünmez kılan bir zırh.
"Her an, her haldeyim"
Kimse bilmez, kimse görmez.
Hayalimde çiziyorum kaderimi, her halimi..
Fikrinden sürgün edildiğime davetsiz misafirim.
Bilirim o bana küsmez.
İnşallah!
Her eskinin içinde bir dokunulmamışlık vardır.
Rüzgara kendini sunan, zamana askıntı olmuş bir can gibiyim.
Siz o canı, bir rüzgar gülü olarak görürsünüz.
Bastıkça rüzgar tokatını bana..
Duyun beni!
Görün beni!
Hissedin beni!
bur-da-yım..
bur-da-yım..
bur-da-yım..
Bulun beni!


Zor değil beni bulmak !

Baktığınız yöndeyim.
Pencereler uzanan bir el gibidir
Tut elimi doyasıya yaşa
Sanılır ki gün her şeyi açığa çıkarır.
Oysa pencereler de gölgelere sığınır.
Haneye ne dolar bilinmez.
Işık çeker insanı kendine kendine.
Işıktan öteye geçmek hırsı basınca insanı, boş odalara ışıklı karanlıklar hükmeder.
Işık-karanlık çekişmesinde yitip gider nice ömürler
Bu yazık hikayenin ben neresindeyim ?

Hayat benim durduğum yere göre değişiyor !

Başımı kaldırıyorum gökyüzünün en tepesinde böbürlenen güneşe sadece kısık gözlerle bakıyorum ..
Sitemkar bir gülümseme basıyor yüzümü.
Sahibine söyle, üzerimden çeksin seni; ben cehennemin ne olduğunu biliyorum diye mırıldanıyorum.
Ateşe yazmış benim kaderimi
Demire şekil vermek değil,
Demir karşısında dize gelmek hayat
Öğrendim.
Eğri odun idim
Bir tek kendimi bildim


Dünya dönüyor diyorlar ama her şey sabit kimse bunun farkında değil.
Nesneye şeklini veren başka, anlamı yükleyen başka.
Bunu bir tek lambada aşkla titreyen alev biliyor, bir de gecelere sığdırdığın tek gösterimlik rüya filmler.
Kader kimseyi açıkta koymamış.
İyi bakarsan başını sokacak bir yer buluyorsun.
Hayat bir ip çekme oyunu.
Bazen elini kanatırcasına sımsıkı tut, bazen koy ver gitsin.




Aklımın nakliye ederken yeni güne
Bir somun ekmek dilimde
Gün, geceye sarılıyor
Zihin denen hapishanenin çile odalarında geçen ömrüme gecenin karanlığı ancak merhem olabilir.
Gece aslında tüm günahları açık ediyor
Bunlarla yüzleşmekten korkan insan uykuya koşuyor

Fotoğraflar: İskender Yıldırım (Görsel Etnografi sitesine teşekkürlerimle ..)



HER ÇOCUĞUN BİR MASALI OLMALI KİTAP KAMPANYASI DEVAM EDİYOR..


6 yorum:

beenmaya dedi ki...

Bir gidiyorum bir geliyorum diyorum nerede olduğumu soranlara. İnce bir çizginin üzerinde kendi peşimde koşturup duruyorum. Cenneti cehenneme, cehennemi cennete taşıyarak. Hayat düğüm olup kalmış boğazımın ucunda. Boğulmadan çözmeye çalışıyorum

Bir orada bir burada sürüp gidiyor işte hayat. İyi misin diye soruyorlar. Evet diyorum ve başlıyorum anlatmaya iyiliğimi...Tam anlatırken sözlerimin arasına bir yalan giriyor. Kara kuru bir yılan gibi sinsice kıvrılarak gelip te çörekleniyor tüm kelimelerimin üzerine. Dilimden dökülen herşey kararıp soluyor. Kendi yalanım kendi dilimi sokuyor. Susuyorum.

nazpek dedi ki...

Her cümlesi hayata dair
(kızlarımla birlikte çocukların sevinçlerini hayal edip mutlandık.Denizde damla olduk biz)

Belgin dedi ki...

Sevgili Sebnem Hanim, birazcik gecte olsa dogum gününüzü kutlamadan gecmek istemedim. Yeni yasiniz hayirli, ugurlu olsun. Saglikli ve mutlu nice yillar gecirmeniz dileklerimle

Sevgilerimle

Sade dedi ki...

çok güzel satılar. beğendiğimi söylemek istedim sadece!!!

Kara Kalem dedi ki...

Nicedir sorgusundayım ben yaşadıklarımın. O kirli odaya, o kadar fazla alışmışım olmalıyım ki, içindeki sabitlerden kelimelerimi ayıklamak artık imkansız. Bir bulut gibi üzerinde uçuyorum yaşamımın. Kendi nemimden ıslanan topraklardan filizler fışkırıyor. Yaşam üreten Adam oldum Şebnem ve ben her ağaç olan fidanla umut üretiyorum.

Sevgilerimle

Ahmet

Uzağa Giden Kadın dedi ki...

Yine dostlar gelmiş, yürümüş düşünce yollarımda. Kendi düş'ünce durağına rastlayanlar söz olmuş akıp gitmiş, ses'sizlerse taşlar toplamışlar sese dönüşmek için çıkıp gitmişler..

Gelip yürek koyan, zihin eken herkese selam olsun!