Kar Adeta Aşk Gibi Değil Mi?


Kışın tam ortasındayım. Hiç bitmemesini umduğum sonbahar beni terk edeli kaç gün oldu bilmiyorum. Hatırımda kalan yarı baygın güneş, dudağımdaki çapkın kedi gülümsemesi ve rüzgardan uçuşan eteklerim. Şimdi ise kar yağıyor. Etek giymeyi özledim. Uçuşan etekleri özledim. İnce kumaştan yapılmış elbiseleri özledim. Tenimde dans eden şifon ve ipekleri özledim. Kış bana tuhaf sayılabilecek şeyleri özletiyor yaza dair. Artık her daim dondurma yiyebildiğim için bazı şeyleri özlemiyorum. Ya da kışında deniz kenarında oturulup hayal alemine dalınabileceğimi öğrendiğim için Alsancak Limanı’nı özlemiyorum. Sadece oraya gidiyorum. Gözlerimi hiç sonu olmadığını düşündüğüm denize çeviriyorum. Ufuk çizgisi bana ben ona meydan okuyoruz. Sokak satıcısından badem alıyorum, insanları izliyorum.

Derinden soğuk bir havayla temizliyorum ciğerlerimi ve büyük bir aşkla denize bir kez daha bakıp eve dönüyorum. Tüm bunları yapmam için illaki İzmir’ e gitmeme gerek yok. Aynı şeyleri aşka benzer sevdiğim şehirlerde de yapabiliyorum. İçinde hiç kuğu kalmamış olsa da benzer hazzı Kuğulu Park’ ta da alabiliyorum. Ama bugün biraz daha farklı. Çünkü kar yağıyor.

Sakın yanlış anlamayın ben karı çok severim. İçinde adeta yuvarlanılacak bir pamuk şeker tarlasıdır benim için kar. Ama bugün biraz farklı. Kar bir başka yağıyor bugün. Nasıl anlatsam ki bunu size. Tanımlanacak bir şekilde değil kendi bildiği gibi yağıyor işte. Kar bu canı istedi mi tek düze canı istedi mi lapa lapa yağar. Ona kim karışabilir. Asi bir ruh kar, aşk gibi, sevdiğim şehirler gibi, ben gibi. Sizi hem kendisine çeker hem de bir o kadar uzaklaştırır.

Şimdi içtenlikle söyleyin bana: Kar adeta aşk gibi değil mi? Yokken özlersiniz. Varken bir başka olursunuz. İlk başladığında içinizi derin bir tutku ve heyecan kaplar. Kendinizi karın yağışına bırakırsınız. Her şey, her yer kar olmuştur. Bunun bir önemi yoktur. Çünkü sizin dünyanızda en önemli olan şey kardır. Kar bildiği gibi yağar ama siz herşeyi kendiniz için düzenlediğini düşünürsünüz. Yaşantınız eskisi gibi değildir. Değişmiştir. Farklı bir ışık vardır gözlerinizde buna kar büyüsü denir. Girdiğiniz her ortamda sizin kar büyüsüne tutulduğunuzu hissederler. Konuşmanız, duruşunuz değişmiştir. Çünkü sizin bir kar aşkınız vardır.

Bazıları bunu anlamlandıramaz, bazıları içten içe kıskanır. Tüm bunların hiçbir önemi yoktur. Varsa yoksa kardır yaşam. Keşke hep bu zamanı yaşasam diye düşünürsünüz. Ama karın kendi düzeneği içindeki dağılımı size yetmez. İnsansı hisleriniz harekete geçer. Biraz onu kontrol etmek istersiniz. Önce sözel istemler başlar, kuvvetle istersiniz hep kar yağsın hep sizin istediğiniz gibi yağsın diye. Ama bu gerçekleşmez. Ardından daha çok, daha çok yağsın istersiniz. Bir süre kar isteğinize ayak uydurur. Gerçekten çok yağar. İnanılmaz keyif alırsınız. Kim kimin oyuncağı olmuştur bilinmez. Birbirinize karışırsınız. Sonra siz her istediğinizde kar yağsın isteyince işler karışır. Birden büyü bozulur tuhaf bir şey olur. Bir süre sonra kar sizin istediğiniz gibi yağmamaya başlar. Düzeniniz değişir. Eve hapis olmuşsunuzdur. Kımıldayacak yer kalmadığından çok sıkılırsınız. Vazgeçilmez sandığınız kar artık dayanılmazdır. Dinmesini istemezsiniz ama hayatınızda olmayan başka şeyleri özlersiniz. İllaki bu özlemlerin çok marjinal olması gerekmez. Herkes karlı günlerde güneşi özleyebilir. Ama ben bu günkü gibi tek düze yağan kara dayanamadığım için tipiyi özledim. Yani hep tutku olmalı. Hep bir hız, kovalanacak bir şey. İçinde ateş olan, yaşama ateşi olan bir tutku bu. Her şeyin bir sonu olacağını unutturan bir tutku. Karında bir sonu var. Tıpkı aşkın bir sonu olduğu gibi. İşte bunu görmekten kaçınmak için hep savaşmıyor muyuz?

Aşk bitse bile neden yüreğimize sığdırdıklarımızı hep hatırda tutmaya çalışırız. Yalnızlığımızı unutmak için mi? Kar bize yalnızlığımızı unutturur mu? Yoksa tek başımıza olduğumuzu daha mı çok yüzümüze vurur? Aşk ve kar gerçekten birbirine benzer mi? Aşk insanı üşütür mü? Ya da kar gerçekten insanı ısıtabilir mi? Aslında ne kadar zıt görünseler de ikisinin özünde de insanı harekete geçiren bir dokunuş vardır. Sanırım işte bu yüzden aşk ve kar yaşamın vazgeçilmezleri arasındadır.

sürecek..

1 yorum:

Anonymous dedi ki...

aşk insanı üşütür..
kar insanı ısıtır ki.. hem de nasıl..
yakar bile..
kar yalnızlığı güzelleştirir..
aşk da insanı..

kar aşk.. aşk da kar gibidir..
hiç farketmemiştim..
ama evet..

atalet...