BUSELİK SABAHLARA

herkes hak ettiği hayatı yaşar!
bir varmış bir yokmuş, dünya masalmış
herkes payına düşen elmayı almış
şimdi söyleyin bana
benim elmamı kim yedi?

Sabah 6 suları bir gülümsemeye uyandım. Sanki yüzüme bir çiğ damladı.. Hüt hüt kuşu sesi mübarek.. Gülümsemeye uyandım! Sesin kaynağına doğru bir yolculuğa çıktım yalın ayak. Pencereyi açtım ki, bi kediiiiiiiiii! Gülümseyen bir kedi! Masal masal içinde gibi.. Ne güzel bir karşılama böyle dedim.. Usulca gırladı sen daha güzel uyandırılmalara layıksın dedi! Kediiiiiiiiiiiii! Eğer beni böyle karşılarsan her sabah ben mahsusçuktan uykuya dalarım her gece.. Sabah sen gel beni uyandır diye.. Hüzzam bir sabahı buselik yapan kedi.. Ruhumun makamını değiştiren kedi! Sen de hep böyle karşılan emi! Böyle güzel! Böyle kendin gibi.. Mevsimin geçince sakın solma emi! Hep böyle kal, hep kendin gibi..


Ah! Deprem olmuş duydun mu kedi! İçimde o eski zamanlardan kalma acı nasılda uyandı bilemezsin. Gölcük’teki akrabalarımı düşündüm.. Eylül’de gittim oysa! Özledim! Toprağı özledim.. Maşukiye yolarlında türkü çağırmayı özledim. İşte dedim ya hüzzam bir sabahı buselik yaptın be kedi.. Bol çalkantılı ama az sarsıntılı, üç şiddetini geçmez depremlerin sardığı bir sabah olsun tamam mı! Zaten zihnimdeki şiddet 7, ruhuma daha sıra gelmedi!

Ama buselik zamanlar uzun sürmez! Bazen aşk tutar elinizden, bazen iş! Bugün elimden iş tuttu benim। Yaz akşamlarını anımsatan bir sabah! Kokusu yok bu sabahın. Üzerine kekik serpilmiş zeytin yok sofrada.. Süte boğulmuş kahve.. İzmir tulumuyla yapılmış tost! Ah! Be kedi.. Babam'ın, Annem'e söylediği şarkı düştü dilime.. Göz yaşım damladı iki hece..



gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar
yeryüzünde sizin kadar yalnızım
bir haykırsam belki duyulur sesim
ben yalnızım, ben yalnızım
yalnızım
kaderim bu, böyle yazılmış yazım
hiç kimsenin aşkında yoktur gözüm
bir yalnızlık şarkısı çalar sazım
ben yalnızım, ben yalnızım
yalnızım


Bu sabah hüzzam aslında. Nihavent sabahları da yaşamıştık. Yola vurdum yüreğimi. Limon (sarı araba!) ve sevgilisi Duygu Can (radyo!) arasında bugünlerde kara bulutlar dolanmakta ..

Kara bulutları kaldır aradan
Vay aman vay aman vay
Beri gel gönlüme çağlayanım gel
Ne kadar özlemiş seni yaradan
Vay aman vay aman vay
Beri gel gönlüme çağlayanım gel
Dilimden anlayan bülbül az olur
Vay aman vay aman vay
Beri gel gönlüme çağlayanım gel
Vay aman vay aman vay
Beri gel gönlüme çağlayanım gel
Sen gelmezsen bahar geçer yaz olur

Buselik bir sabaha uyandım ya aklımda eski alemlerden kalma bir sarhoşluk var. İçimde uyuyan kedi uyandı! Her zaman ki yoldan işe doğru giderken, o eski düşüm düştü aklıma. Bir sabah evden çıkacağım, yol beni götürürken işe birden direksiyonu kıracağım sola. Sonra doğru havaalanın.. Alacağım bir bilet Kamboçya’ya! Oraya doğrudan giden bir uçak yok diyecek gişe memuru.. O zaman sen bana versene bir Kasablanca..



-Ben sana o şarkıyı çalma demedim mi Sam!
-Yok çal! Eğer o dinleyebiliyorsa ben de dinlerim!


"Aşk sevgilinin olmadığı zamanlarda da onun dinlediği şarkıları dinleyebilmektir!"

Laralla lal la la..

Mavi panjurların ardından bakarken Fas’a, Jade şarkılarıyla çöle sarılmak düştü aklıma! Ruhum çöl! Şimdi ruhuma dokunmak zamanı. Çöle yağmur yağsa tokat tokat! Ruhuma yağmur yağsa. Sonra ver elini Lima! Sonra başka bir coğrafya. Ben gezerken diyar diyar uyuyan güzel misali her şeyi, herkesi uyutsam mışıl mışıl.. Bi ben uyanık kalsam. Bi ben şu dünyayı yaşasam. Yedi koca yılın acısını alsam! Kudüs ve Beyrut'ta gitsem yeniden. Endülüs'te raks etsem. Sonra İstanbul'da yanında soluklansam.. Haykırsam şu metrisin önü bir uzun alan bir tek seni sevdim gerisi yalan! Sonra ruhumda dolanan kedi uslanınca soluğu evde alsam. Ben evden içeri girince, bozulsa büyü! Uyansa herkes buselik bir sabaha!

Ah! Bazen aşk tutar elimden, bazen iş. Bu sabah benim elimden bir gülümseme tuttu.. Hissettin mi ? Bir buselik şarkı dudaklarımda..

Leydadan geçme faslındayım
Mevlayı bulma yollarında
Majörler tükendi minörlere yolculuk
Buselik makamına, buselik makamına
Aşk için söylenen her söz kandım
Pervane gibi ateşte yandım
Gördüm her dilber ateştir bana
Mecaz aşka inandım güneşli havalarda
Buselik makamına, buselik makamına
Direksiyonumu kırdım havaalanına..
Biletimi aldım! Artık başka yola..
Uyanmaya buselik sabahlara..

2 yorum:

hasan samsa dedi ki...

yazılar çok güzel ve içten.yazıları,şarkıları,İngrid Bergmanı takip etmeye çalışıyorum.
yazılarınızın devamını bekliyoruz
teşekkürler

Figen dedi ki...

Uzağa gitme düşleri kurarken bu kadar mı yakınlaşır insan. Bir yürek mesafesi var aramızda. Sevgi ile nice buselik uyanmalara.